|
Melih Cevdet Anday' a sormuşlar,
"Usta, biz de gençliğimizde şiir yazdık,
ama size şair diyorlar, bize demiyorlar. Nedir bu iş?" diye.
Yanlış anımsamıyorsam ustanın yanıtı şöyleydi. "Şair diye şiiri
dert edinene derler..."
Ben de fotoğrafçı diye fotoğrafı dert edinen insanlara diyorum.
"Grup" sözcüğünü
sözlükler "Düşünceleri, görüşleri, çıkarları bir olan kişilerin
belirli bir amacı veya amaçlan gerçekleştirmek için biraraya gelmeleriyle
oluşan topluluk" diye tanımlıyorlar.
Beş yılı aşkın bir süredir, Her ayın ikinci
salı günü biraraya gelen "Salı Fotoğraf Grubu"nun
ortak paydası "Fotoğraf"tır. Grup; iyi
doğru ve güzel fotoğrafın peşindeki "fotoğraf delisi, fotografçılardan
oluşmaktadır. Beş yıl uzun sayılabilecek bir birliktelik süresidir.
Bu birlikteliklerde dostluklar pekiştirilir. Kültür, sanat ve ülke
sorunlarının yanında ağırlıklı olarak fotoğraf konuşulur.
Grubun ilk etkinliği 1998 yılında Gültekin
Çizgen portrelerinden oluşan sergi ile gerçekleşti. Sanatsal
anlamdaki ikinci etkinlik olarak grup üyesi arkadaşlarım, aylarca
süren çalışmalar sonucunda benim portre çalışmalarımdan oluşan bu
sergi ile Türkiye fotoğraf Dünyası'nın karşısındalar.
Kırk yılı aşkın bir süredir hep kameranın arkasındayım,
kırk yılı aşkın bir süredir hep iyi, doğru ve güzel fotoğrafı öğrenmeye
çalışıyorum...
Öteki sanatsal çalışmalarımın yanı sıra, ülkemizdeki
yüzlerce bilim, kültür ve sanat insanının portrelerini yaptım...
Bu kez "obje" benim. Bu benim için
büyük bir onur ve sevinç kaynağıdır...
"Terzi kendi söküğünü dikemez" derler.
Biz fotoğrafçılar hep herkesin portre fotoğraflarını yaparız ama,
kendi portrelerimiz pek yoktur. Bu açıdan da bakıldığında "Salı
Fotoğraf Grubu"nun bu portreleme dizisi öncü ve örnek olma
niteliğini korumaktadır...
Grup üyesi arkadaşlarımdan Merih Akoğul,
Gültekin Çizgen, Engin Ertan, İlyas Göçmen, Metiner Gören, Aramis
Kalay, Cengiz Karlıova, Ahmet Kuzik, Nevzat Yıldıran ve İbrahim
Zaman'a emekleri ve yüreklerinin güzelliği için teşekkür
ediyorum.
Ellerine, gözlerine, beyinlerine sağlık....
|